Telefon: +49 2161 48 10 01

Aile Hukuku Bölüm 2

Ömer Parmaksız tarafından yazıldı.
Gösterim: 4840

Makale Dizini

Vasiyet yoluyla miras bırakılabilir mi?

Ölüme bağlı tasarruf şekillerinden biri olan vasiyet yoluyla miras bırakılabilir. Türk hukuk mevzuatında vasiyet üç şekilde yapılabilmektedir:

Noter huzurunda veya sulh hakimliklerince yapılmasına resmi vasiyet denir. Miras bırakanın bizzat kendi el yazısı ile yapılması da mümkündür.

Her iki durumun imkansız olduğu olağanüstü durumlarda (yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, harp hali, bulaşıcı hastalık salgını, bir yerden bir yere gitmenin yasaklanması gibi) tanıklar huzurunda sözlü vasiyet de yapılabilir.

Onbeş yaşını dolduran ve sezgin olan herkes vasiyette bulunabilir ve bu yol ile miras bırakabilir. Vasiyet eden, ölmeden önce vasiyetini istediği gibi değiştirebilir ve yeniden vasiyette bulunabilir. Vasiyetler asliye hukuk mahkemelerine başvurularak iptal ettirilebilir. Bunun içinde vasiyet edenin irade sakatlıkları, şekil noksanlıkları, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, kişinin şahsiyet haklarına, ahlaka aykırılık halleri ile faydasız, olanaksız şart ve yükümlülükler yüklemiş olması gerekir. Olayın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde ve vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren de beş yıl, vasiyet bırakılanın kötü niyetli hallerinde ise otuzyıl içerisinde iptal başvurusu yapılabilir.

Miras bırakanın evlat ve torunlarının yasal miras haklarının dörtte üçü, ana ve babadan her biri için yasal miras hakkının yarısı, kardeşlerden her biri için yasal miras hakkının dörtte biri, sağ kalan eş için, çocuk ve torunları ile birlikte mirasçı olması halinde yasal miras hakkının tümü, diğer hallerde yasal miras hakkının yarısı, vasiyete karşı saklı miras payı olarak korunur. Yani vasiyet eden bu mirasçılarına düşmesi gereken yasal miras haklarını belirtilen bu oranda bir başkasına vasiyet edemezler. Vasiyet gelirinin yarısından fazlası kamu görevi niteliğindeki işlerin yapımına bırakılarak vakıf kurulmasına dair ise ya da genel ve katma bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarla, il özel idarelerine, belediyelere, kanunla kurulan fonlara, kamu yararına çalışan derneklere ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğinde işlere harcayan vakıflara yapılmış ise, saklı pay oranı, yukarıda belirtilen hisselerin üçte ikisi oranındadır.