Telefon: +49 2161 48 10 01

Aile Hukuku Bölüm 1

Ömer Parmaksız tarafından yazıldı.
Gösterim: 35479

Makale Dizini

AİLE HUKUKU

Mirasçılık belgesi nasıl alınır,miras devir işlemleri nasıl yapılır?

Ölen ya da gaipliğine (yokluğuna) karar verilen kimselerin mirasçılarından bir ya da birkaçı sulh mahkemesine başvurarak ve hasım göstermeksizin, mirasçılık durumlarının tesbitini isteyebilirler. Nüfus kayıtları, tanık beyanları, gerekirse doktor raporları ile varılacak sonuca göre verilen belgeye veraset ilamı (mirasçılık belgesi) denir. Bu belge bir mahkeme ilamı niteliğinde değildir. Her zaman için aksi ispat edilerek iptal edilebilir ve aksi sabit oluncaya kadar mirasçı olunduğunu gösterir.

Mirasçılık belgesi ile bir kimsenin mirasçısı olduğu belirlenen kişiler, miras bırakanın ölümünden itibaren üç ay içerisinde miras intikal vergi beyannamesini mirasın bulunduğu yer vergi dairesine vermeliler ve tahakkuk ettirilecek vergiyi peşin ya da taksitlerle ödemelidirler. Mirasçılar menkul ve gayrimenkul malları kendi aralarında anlaşma yoluyla paylaşabilirler. Anlaşmazlık halinde sulh mahkemesi hakiminin yardımını isteyebilirler ve taksimi mümkün olanlar, mirasçılar arasında taksim edilir, mümkün olmayanlar satılarak parası taksim edilir.

Herhangi bir yerde tescil kaydı bulunan (vasıta, gemi, taşınmaz) mallar için, tescil ile görevli sicil memurluğuna, veraset intikal vergi ödeme ya da taksitlendirme belgeleri ve mirasçılık belgesi ile başvurulup, harçları da ödendikten sonra, malın miras bırakan adına olan kaydı, mirasçıların müşterek adlarına devri sağlanabilir.


Evlilik işlemleri nasıl yapılır?

Evlendirme işleri nüfus hizmetlerinin bütünlüğü içerisinde İçişleri Bakanlığı’nca düzenlenir. Bu görev nüfus idarelerine, belediye başkanlıklarına, köy muhtarları veya gerektiğinde köy ve kasabalarda eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfındaki devlet memurlarına verilebilir. Evlenmek isteyen erkek ve kadının beyanı onbeş gün ilan olunur. Evlenme akdi bu işe tahsis edilmiş resmi salonlar ile tarafların isteği ve evlendirme memurunun da uygun bulacağı yerlerde de evlenme yapılabilir.

Evlenme yaş ve koşullarına sahip her çiftin yetkili evlendirme memurluğuna müracaat ile yeteri kadar fotoğraf, evlenecek kişilerin bekar olduğunu gösteren nüfus kayıt örneği, bulaşıcı ve ırsen geçen herhangi bir hastalık bulunmadığına dair sağlık raporunu ibraz etmesi yeterlidir.

Evlenme sözleşmeleri, evlenme işleri memurları tarafından doğrudan doğruya nüfus idarelerine bildirilir ve bu şekilde nüfus kütüklerine tescil edilir. Türkiye’de, ancak nüfusa kayıtları belgelenenlerin evlenebileceklerine dair bir hukuksal düzenleme yapılmıştır.


Evlilik yaşı, evlenme koşulları hakkında neler biliyorsunuz?

Onbeş yaşından küçük kızlar ve Onyedi yaşından küçük erkekler evlenemezler.Diğer hukuki işlemler için asgari yaş sınırı Onsekiz’dir. Olağanüstü durumlarda (örneğin hamilelik) mahkeme Ondört yaşını doldurmuş kız çocuklarına evlenme izni verebilir. Bu durumda yine evlilik için gerekli ruhsal ve bedensel olgunluğa sahip olma şartı vardır.

Onbeş yaşından küçük küçük kızlar ve Onyedi yaşından küçük erkeklerin evlenmesi için önce kendi rızaları, sonra ana ve babasının birlikte rızası alınır. Ana baba ayrı ise velayetinin bulunduğu tarafın, vesayet altında ise vasisinin izni alınır.

Kişi vesayet altında ise ve vasisi izin vermiyor ise mahkemeye başvurarak izin isteyebilir.

Evlilik izni alabilmek için ikametgahın bulunduğu “Sulh Hukuk Yargıçlığı’na” başvurulmalıdır.


Zorla evlendirme halinde neler yapılabilir?

Yurttaşlar istedikleri erkek ya da kadınla evlenme hakkına sahiptirler. Onbeş yaşından küçük kızların evlenebilmesi için önce kendi, sonra anne ve babalarının birlikte rızası ile hakimin kararı gerekir. Kadın ya da erkek reşit olsa dahi, onsekiz yaşına gelmiş olsa da, nikah memurunun evlenmeyi isteyip istemediğini sorduğu sırada “HAYIR” diyebilir ve kimse zorlayamaz. Dini nikahın yasal bir geçerliliği yoktur.

Evlenecek erkeğin evleneceği kadının babasına ödediği başlık parasının hiçbir hukuksal geçerliliği yoktur. Ödenmesi istenen bu para yasal değildir. Bu konuda yapılacak sözlü veya yazılı anlaşmaların geçerliliği yoktur. Kadın her zaman için buna karşı çıkabilir. Reşit değilse kendisini başlık parası verildiği için istemediği biriyle evlendirdiklerini ifade ederek evliliğin feshini isteyebilir. Evliliğin öngördüğü cinsel birleşme red edilebilir. Buna rağmen birleşme zor kullanılarak sağlanırsa, o zaman kendisine şiddet uygulanarak birleşme sağlandığı yolunda savcılığa şikayet edilebilir. Zorla evlendirildiği ifadesi ile Medeni Kanun’un hata, hile ve tehdit halinde yapılan evlenmelerin feshedilebileceğine dair hükümlerine dayanarak dava açılabilir. Evliliğin feshi davası evlilik tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Aksi halde zaman aşımına uğrar.


Resmi nikah ve dini nikah konusunda neler biliyorsunuz ?

Resmi nikah :

Nikah kıymaya resmi memurlar yetkilidir.Belediye bulunan yerlerde nikahı belediye başkanı veya onun bu işle görevlendirdiği vekil tarafından kıyılır.Köylerde evlenme isteği “köy ihtiyar heyetine” bildirilir. Nikah muhtar tarafından kıyılır. Yabancı ülkelerde evlenecek kişilerin her ikisinin de Türkiye vatandaşı olması durumunda, bulunulan ülkenin makamı, memuru veya Türkiye Konsoloslukları yetkilidir. Taraflardan birinin yabancı olması durumunda bulunulan ülkenin yasalarına göre evlilik yapılır. Türk hukukuna aykırı olmamak kaydı ile bu evlilik Türkiye’de de geçerlidir. Türkiye’de ise Türkiye vatandaşı bir yabancı uyruklu ile yetkili bir Türk makamı, memuru önünde evlenebilir. Yine ikisi de yabancı ise bir Türk yetkili memuru, makamı önünde evlilik sözleşmesi yapılır.

Dini Nikah :

Dini nikah ancak resmi nikah kıyıldıktan sonra kıyılabilir. Aksi durum suçtur.Bu maddeye göre resmi nikahın kıyıldığını gösteren resmi belgeleri görmeden nikah kıyanlarda cezalandırılır.İmam nikahı kadına yasalar karşısında herhangi bir hak tanımaz. Kadın eşinden ayrıldığı takdirde nafaka talep edemez. Mirasta pay sahibi olamaz.Ayrıca şikayet halinde zina gibi işlem görebilir.


Evlilik öncesi soyadınızı evlilikten sonra da kullanabileceğinizi biliyor musunuz ?

Türk Medeni Kanunu, “Kadın,kocanın aile ismini (soyadını) taşır” diyen hükmü , kadınların yasalardaki ayrımcılığa karşı mücadeleleri ve bir çok kadının uygulamada zaten evlilik öncesi soyadlarını kullanıyor olmaları sonucunda, ayrıca gerek Anayasa’ya gerekse “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesine” aykırı olduğu için değiştirilmiştir. Gerçek bir eşitlik olduğu söylenmese de Mayıs 1997’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yasaya göre, kadın kocasının soyadının önünde, evlilik öncesi soyadını kullanabilecektir. Aile içi cinsel istismar halinde neler yapabilirsiniz?

Aile içi cinsel istismar, “aile içinden bir erkeğin (amca, dayı, ağabey, baba ve başkaları) kendisinden yaşça küçük ve aileden bir kıza yönelik cinsel davranışlar göstermesi”dir. Bu cinsel istismar, rahatsız edici bakışlar, kızın vücuduna dokunma, kıza zorla erkeklik organını dokundurma veya öptürme, ırza geçme şeklinde olabilir.

Türk Ceza Kanunu’nda “aile içi cinsel istismar” ya da “ensest” ile ilgili özel bir hüküm yoktur. Ancak, TCK.’nun 417. maddesine göre, cinsel istismar olayının ırza geçmeye kadar gitmesi halinde cezanın yarısı kadar arttırılabileceği belirtilmektedir. Ancak bunun ispatlanması gerekir. İspat için, psikolojik ve fiziksel etkilerin bir doktor veya uzman raporuyla belgelenmesi şarttır. Bundan sonra da, bu raporla polis ve savcılığa başvurulabilir.