Telefon: +49 2161 48 10 01

Is Hayati ve Sosyal Güvenlik Bölüm 3

Ömer Parmaksız tarafından yazıldı.
Gösterim: 27166

Makale Dizini

Sendika nedir?

İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.


Konfederasyon nedir?

Değişik işkollarından en az beş sendikanın bir araya gelmesi suretiyle meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip üst kuruluşlardır.


Sendikaya nasıl üye olunur ve sendikadan nasıl ayrılınır?

Sendikalara üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. Bir işyerinde çalışan işçi ancak o işkolunda kurulu sendikaya üye olabilir. Birden fazla sendikaya üye olamaz. Üyelik beş nüsha hazırlanmış üyelik formunun noter huzurunda imzalanmasıyla ve sendikanın üyeliğe kabulü ile olur.

İşçi veya işveren sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. Her üye önceden bildirimde bulunmak suretiyle (Noter huzurunda bildirim formunu imzalayarak) üyelikten çekilebilir. Çekilme bir ay sonra gerçekleşmiş olur.


Sendika üyeliğinin yasal güvencesi nedir?

İşçinin bir sendikaya üye olması veya bir sendikadaki üyelikten ayrılarak başka sendikaya geçmesi nedeniyle işine son verilmesi halinde işveren işçiye bir yılık ücretinden (toplamından) az olmamak üzere ceza tazminatına hüküm olunur. İşçinin iş kanunundan ve diğer kanunlara göre haiz olduğu bütün hakları saklıdır. Bir yılık ücretten, son ücreti ve her türlü sosyal haklarıyla bir yılda eline geçeceklerin toplamı anlaşılmalıdır.


İşyeri sendikalaşması için neler gereklidir?

Aynı işyerinin aynı işkolunda bir veya birden fazla işyerinde çalışan işçilerin toplam sayısının yarıdan bir fazlasının aynı sendikaya üye olmaları sonucu sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan o işyeri veya işyerleri için yetki alması ve toplu iş sözleşmesi yapması ile işyeri veya işyerleri sendikalaşmış olur.


Toplu iş sözleşmesi nedir,kaç türlü toplu iş sözleşmesi vardır?

Hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona erdirilmesi ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeye denir. Toplu iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin uygulanmasını ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de ihtiva eder.

İki tür toplu iş sözleşmesi vardır.

  • a.İşyeri toplu iş sözleşmesi : Bir tek işyerini kapsar.
  • b.İşletme toplu iş sözleşmesi : Aynı işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa hepsini kapsayan toplu iş sözleşmesine denir.

Toplu iş sözleşmesi nasıl yapılır?

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu bu hususları düzenlemektedir. Kısaca toplu iş sözleşmesi yetkisi alan sendika ile işverenlik sendikanın teklif edeceği toplu iş sözleşmesi taslağı üzerinden müzakere ederek sonuç almaya çalışırlar. Anlaşma sağlanırsa mutabakat metni yazılarak taraflarca imza altına alınır. Anlaşma sağlanmazsa çeşitli prosedürler tamamlanarak sendika grev kararı alır. Bu aşamada da anlaşma sağlanmazsa grev oylaması yapılır. Grev oylamasında o işyerinde veya işletmede çalışan işçilerin yarıdan bir fazlası “greve hayır” derse grev yapılamaz. Toplu iş sözleşme Yüksek Hakem Kurulu denilen “konfederasyon, işveren temsilcisi ve hükümet temsilcilerinden oluşan” kurula gönderilir. Bu kurul toplu iş sözleşmesini tamamlayarak gönderir. İşçiler greve evet derse grev zorlaması ile işveren ve sendika arasında toplu iş sözleşmesi imzalanır.


Grev Nedir?

İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veyahut bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev denir.

Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin iktisadi ve sosyal durumlarıyla çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek amacıyla bu kanun hükümlerine (2822 TİSGLK) uygun olarak yapılan greve kanuni grev denir.

Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan greve kanun dışı grev denir.


Lokavt Nedir?

İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda, işveren veya işveren vekilinin kendi teşebbüsü ile veya bir işveren kuruluşunun verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmalarına denir. Toplu iş sözleşmesi sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikası tarafından grev kararı alınması halinde bu kanun hükümlerine uygun olarak yapılan lokavta, kanuni lokavt denir.

Kanuni lokavt için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan lokavta, kanun dışı lokavt denir.


Grev ve lokavtın yasak olduğu işler nelerdir?

  • a.Can ve mal kurtarma işlerinde,
  • b.Cenaze ve tekfin işlerinde,
  • c.Su, elektrik, havagazı, termik santralleri besleyen linyit üretimi, tabi gaz, petrol sondajı, üretimi, tasfiyesi, dağıtımı ....
  • d.İlaç imal eden işyerleri hariç olmak üzere, aşı ve serum imal eden müesseselerle, hastane, klinik, sanatoryum, prevantoryum, dispanser ve eczane gibi sağlıkla ilgili işyerlerinde,
  • e.Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde ve huzurevlerinde,
  • f.Mezarlıklarda,
  • g.Mili Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca doğrudan işletilen işyerlerinde, grev ve lokavt yapılması yasaktır.

Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev, lokavt yapılamaz. Yangın, su baskını, toprak veya çığ kayması veya deprem gibi hayatı felce uğratan felaketler hallerinde Bakanlar Kurulu, bu hallerin vuku bulduğu yerlerle sınırlı olmak üzere ve bu halin devamı süresince yürürlükte kalmak üzere gerekli gördüğü işyeri veya işkollarında grev ve lokavt yasağı kararı alabilir. Yasağın kaldırılması da aynı usule tabidir.

Başladığı yolculuğu yurt içindeki varış mahallerinde bitirmemiş deniz, hava, kara ulaştırma araçlarında grev ve lokavt yapılamaz.


Grev ve lokavtı hükümet erteleyebilir mi?

Evet. Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt, genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu kararname ile erteleyebilir. Erteleme sonunda Yüksek Hakem Kuruluna gidilerek toplu iş sözleşmesi tamamlanır. Grev uygulanamaz. Grev ertelemek grevi kaldırmak ve yasaklamaktır. Örtülü yasaklamadır.


Emniyete tabi olan işyerlerine nasıl ruhsat alınır?

Otel, gazino, kahve, içki yerleri, bar, tiyatro, sinema, hamam ve plaj gibi umuma mahsus istirahat ve eğlence yerlerinin açılması önce polisin tahkiki üzerine o yerin en büyük mülkiye amirinin vereceği izne bağlıdır. İzin alınmadan açılan bu gibi yerler polis tarafından kapatılır. Polisin yapacağı inceleme üzerine, otel, gazino ve benzeri yerler veya çeşitli dinlenme, eğlence ve oyun yeri şeklinde sabit veya seyyar olarak kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarında bu faaliyetlerin icrası, her ne ad altında olursa olsun, oynayanın kumar ve kazanç kasdı olmamak şartıyla bilgi ve maharet arttırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makineleri, video oyunları, televizyon oyunları ve benzeri oyun yerlerinin açılması ve faaliyette bulunmaları, önce polisin tahkiki üzerine mahallin en büyük mülki amirinin iznine bağlıdır. Bu şekilde açılmasına ve faaliyette bulunmasına izin verilen yerler umuma açık yer sayılır ve yasalara aykırı faaliyet içerisinde olunduğunun tespiti halinde kapatılır, bu suçun ikinci kez tekerrürü halinde ise verilmiş olan ruhsat iptal edilir. Bu tür yerleri açacak olanlar yazılı bir dilekçe ile mahallin en büyük mülki amirine (illerde valilik, ilçelerde kaymakamlıklara) başvurduktan sonra kendileri ve varsa ortakları hakkında polisçe tutulan parmak izi defter kayıtları ile birlikte belediye ve zabıtaca mahallinde araştırma yapıldıktan sonra, zabıtaca inzibat bakımından bir mahzur görülmediği takdirde, belediye yasası uyarınca yapılması lazım gelen işlemler de yaptırıldıktan sonra en büyük mülkiye amirinden izin alınarak, belediyece ruhsat resmi alınarak, ruhsat verilir. Bu gibi yerlerde çalışan kapıcı, bekçi ve garsonların sıhhat yönünden gerekli raporları aranacağı gibi, bunlar güvenlik yönünden de polisin incelemesine tabi tutulurlar.


İşyeri açmak isteyenlerin yapacağı işlemler nelerdir?

Bir işyeri açmak için o işle ilgili herhangi bir ehliyet-diploma gerekiyor ise (Örneğin kuaför salonu açmak için kuaför ustalık belgesi, eczane açmak için eczacılık fakültesi mezuniyet diploması), işyerinin niteliğine göre ve işyeri adresindeki apartmanda mesken de bulunuyor ise kat maliklerinden muvafakatname, işyeri kendi mülkünüz değil ise yazılı bir kira kontratı, ikamet belgesi, nüfus cüzdan sureti, yeteri kadar fotoğraf, açılacak işyeri ile ilgili önceden oluşturulmuş resmi bir birlik/oda var ise bu yere kayıt, işyerinin adresine göre vergi dairesi kaydı, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşu (SSK/İsteğe bağlı, Bağ-Kur’a kayıt), işyeri adresine göre işyerinin niteliğine göre bağlı olunan belediyeden işyeri açılış ruhsatı, işyerinin niteliğine göre emniyet işyeri ruhsatı, hatfa tatillerinde de çalışılması düşünülen bir işyeri ise bağlı olunan belediyeden hafta tatili çalışma ruhsatı alınması gerekir.

İşyerinize elektrik abonesi olabilmeniz için, elektirik işbitim belgesi, genel iskan ruhsatı ile birlikte ilgili kuruma başvurarak, abonelik sözleşmesi; su aboneliği için su tesisat işbitim belgesi, genel iskan ruhsatı ile birlikte ilgili kuruma başvurarak abonelik sözleşmesi; telefon aboneliği için işyeri adresinizin bağlı bulunduğu telefon müdürlüğüne başvurarak abonelik sözleşmesi aktedmeniz gerekir.


İşyerini kapatmak için neler yapılır?

Bir işyerini kapatmak için öncelikle vergi dairesine işi terk dilekçesi vermek ve bu durumu işyerinden dolayı ilk kayıt yapılan diğer varsa kayıtlı olunan oda, sosyal güvenlik kuruluşları, işçi çalıştırılıyorsa bölge çalışma müdürlüğü gibi kuruluşlara yazılı dilekçe vermeli ve kayıtlar sildirilmelidir. Özellikle işyeri sahibi olanlar, vergi dairesine dilekçe verdikten sonra kayıtlı bulundukları oda ve sosyal güvenlik kuruluşlarına (çoğu zaman Bağ-Kur’a) bildirimde bulunmadıklarından ve buralardaki kayıtlarını sildirme ya da dondurma işlemi yapmadıklarından icra gibi aksiliklerle karşılaşmaktadırlar.


İşyerlerinde hükümlü,özürlü, çalıştırılma yükümlülükleri nelerdir?

İşyerlerinde hükümlü ve özürlü çalıştırma zorunluluğu İş Yasası 25.mad.de düzenlenmiştir.

İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde, % 2 oranında sakat kimseyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdür.

Yine aynı şekilde işverenler,50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde, %2 oranında eski hükümlüyü mesleklerine uygun bir işte çalıştırmak zorundadırlar.

Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliğine ilişkin hükümler saklıdır.

İşveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlüleri ve özürlüleri İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığıyla sağlamak zorundadır.