Telefon: +49 2161 48 10 01

Yargitayin örnek karari

Ömer Parmaksız tarafından yazıldı.
Gösterim: 518

Yargıtay'dan Mizgîn'li mizgîn

HABER MERKEZİ

Yargıtay bir ilke imza attı. Adli mahkemelerin son karar yeri olan; Yüksek Mahkeme, Kürtçe isimler üzerindeki yasağı kaldırdı. Kürtçe isimler üzerindeki "Milli ananelere aykırı" tezi; Siirt'in Güroymak ilçesinde yaşayan Nezir Durak'ın kızına "Mizgîn" ismini vermesi ile başlayan dava sürecine son noktayı koyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da çürütülmüş oldu.

Yargıtay kararlarının bağlayıcı özellik taşıması nedeniyle Türkiye'de yaşayan herkes artık istediği ismi çocuklarına verebilecek.

Dava nasıl başladı

Yargıtay Genel Kurulu bu kararı, Nezir Durak'ın kızının isim düzeltme davasının sonunda verdi. Durak, geçen yıl Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davada kızının nüfusta "Hatice" olan adının, "Çevresinde tanınıp, bilindiği şekli ile Mizgin" olarak düzeltilmesini istedi. Ancak yerel mahkeme bu düzeltme istemini reddetti.

Baba Durak bu istemin reddi ardından temyiz için Yargıtay'a başvurdu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararının yanlış olduğunu belirterek, "Kişinin tanınıp bilindiği ismini kayıtlarda da taşımasına hakkı olduğu" gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderdi. Ancak yerel mahkeme ilk kararında diretti. Bunun üzerine dava "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"na geldi. Genel Kurul da yapılan uzun tartışmaların ardından "Mizgîn" isminin kullanılması konusunda olumlu oy veren 4. Hukuk Dairesi Başkanı Bilal Kartal'ın görüşlerine başvurdu.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun son ve kesin karar verdiği davada Kartal'ın görüşlerini kabul etmesiyle, Kürtçe isimlerin kullanımına serbestlik getirildi.

İşte Kartal'ın davaya ilişkin etkili olan gerekçeli açıklaması: "Mizgin ismi kullanıldığı bölgede müjde anlamına gelmektedir. Farça'da ise yazılış biçimine göre sofra, misafir, konuk, temiz, idrar gibi anlamları içermektedir. Davacı Durak yaşadığı ortama dayanarak bu ismi kızına vermiştir. Bu, isim kültürü olarak ele alınmalıdır. Aksi halde resmi makamlarca belirlenecek isimlerin kullanılması gerekir; bu da kişilerin yaşamlarına sınır koymak olur. Bugün Türk kültüründe yiğit, çevik, az rastlanan, başarılı gibi anlamlara gelen isimlerin çok kullanıldığı görülmektedir. Bu isim geleneklerine ve geçmişindeki isimlerin devamlılığına da uygundur.

Davacı, yaşam biçimini, kendi yaşama ortamında seçmek ve almak hakkına sahiptir. Eğer tüm isimlerin Türkçe olması isteniyorsa; Hatice, Mustafa gibi isimler de Arapça ve Farsça kökenlidir. Yine çoğu isim Batı kökenlidir. Bu isimleri Milli Kültür'e aykırı görmeyip, Farsça ve Kürtçe kökenli olanların sakıncalı görülmesi bir çelişkidir."

06-Mart 2000 Pazartesi